Tekil Mesaj gösterimi
Alt 14.12.09, 06:22   #15
Kullanıcı Profili
Tualim
YÖNETİCİ
 
Tualim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tualim.NetTualim
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Feb 2009
Üye No: 2
Mesajlar: 1.665
Konular: 1221
Bulunduğu yer: İstanbul
Standart

– S –
Sandıkkâr: Eski devirde Karagözcünün ikinci yardımcısıdır. Karagöz
tasvirlerinden, oyun takımlarının bulunduğu sandıktan sorumluydu.
Sekban: Karagöz oyunu tiplerinden biridir. Yeniçeri Ocağına mensup eski
devir askerlerindendir.
Semai: Göstermelik, Karagöz perdesinden kalktıktan sonra Hacıvatın perdeye
gelirken söylediği şarkı formudur.
Sipar: Ortaoyununda âşık ya da genç adam tipi.
13
Sipsi: Karagöz, Külhanbey ve Matiz tipleri tarafından kullanılan argo bir
kelimedir. Tütün ve sigara manasına gelir.
Skapino: Commedia dell’Arte türünün uşak tiplerinden biri; bol dökümlü
giysisi, sivri uçlu bir kaması vardır.
Skaramuçiyo: Commedia dell’Arte türünün asker tiplerinden biri. Kendini
öven, korkak, yalancı, sarhoş bir tiptir.
Sogetto: Commedia dell’Arte oyununun taslağına verilen ilk ad.
Sopalama: Commedia dell’Arte’den alınma, harketli, komik sahneleri olan,
kaçıp kovalamacalar, sopa vurmalar ve dayak atmalarla gelişen sahneler ya da
geçişler. Türk kukla; Karagöz ve Tulûat oyunlarında da “sopalamalara” rastlarız.
Soyguncu: Ortaoyunu ve seyirlik oyunlarda çengileri soyup giydiren kadınlar.
Söyleşme: Ortaoyununun birinci bölümü. Kavuklu ile Pişekâr arasında geçen
konuşma.
Su oyunları: Şehzade düğünlerinde ve önemli günlerde Osmanlı Sultanlarınca
hazırlanan eğlencelerde büyük çaptaki su oyunları. Su üstünde savaş, canavarla
boğuşma gibi sahneler yer alırdı.
Sûretbaz: Eski Türklerde Kukla oynatıcısı.
Susamcı: Karagöz oyununda bir tiptir. Eski devirlerde hamamlarda susam
helvası satan bir zenci kadındır.



– Ş –
Şakşak: Pişekâr’ın elinde bulunan çatal tahta; şakşak diye ses verir. Pastav.
Commedia dell’Arte’de komik uşaklar da kullanılır.
Şamamiko: Ustaların Karagöz tipi için kullandıkları argo söz.
Şano: Tulûat tiyatrosunda sahne.
Şebbaz: Karagöz oyununu oynatan usta. Hayalbâz, sûretbaz, hayalî.
Şem’a: Karagöz oyununda perdedeki tasvirleri iyi gösterebilmek için perdenin
arkasında yakılan ışıktır. Bu ışık eskiden bir çanak zeytin yağının ortasında yakılan bir
fitilden temin edilirdi. Isınan zeytinyağını soğutmak için tabağın içine zincir sarkıtılır,
belli bir süre sonra bu işlem tekrar edilirdi. Büyük İstanbul yangınlarının bir kısmının
Karagöz şem’asından çıktığı bilinmektedir. Karagözün belli dönemlerde
yasaklanmasının altında kontrol altına alma çabaları ile birlikte bu yangın tehlikesi de
bulunmaktadır.
Daha sonra perdede mum kullanılmaya başlanmıştır. Bu ışıklar titrek
olduğundan perdeye ayrı bir hareket ve atmosfer kazandırırlar. Deriden yapılmış
tasvirlerin renklerinin deriye daha iyi geçmesini sağlarlar. Günümüzde ise aydınlatma
için elektrik lambaları kullanılmaktadır.
Şeyh Küşteri: İran’ın Küşter kasabasından Bursa’ya gelerek yerleşmiş ve ilk
Türk Karagöz’ünü perdeye getirmiş kişi olduğuna inanılır. Sanatın piri, kurucusu
kabul edilir. Perde gazellerinde kendisine atıfta bulunularak adı daima anılır. Karagöz
perdesine, Ortaoyunu sahnesine Küşteri meydanı da denir.
Şık: Karagöz ve Ortaoyununda tip, zampara da denir.
Şişebâz: Şişeleri dengede tutarak hüner gösteren oyuncu.
Şorolo: Ortaoyununda çocuk.
Şubedebâz: Gözbağcılık gösteren oyuncu.

Tualim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla