Tualim.net  

Go Back   Tualim.net > Tualim Resim Galerisi > Türk Ressamların Biyografisi ( Hayatı )

Türk Ressamların Biyografisi ( Hayatı ) Türk Ressamların Biyografisi,Türk Ressamların Hayatı,Türk Ressamların Yaşam Hikayeleri...

Nazmi Ziya Biyografisi

Türk Ressamların Biyografisi ( Hayatı ) kategorisinde açılmış olan Nazmi Ziya Biyografisi konusu , ...



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Nazmi Ziya Biyografisi
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
1477

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06.02.09, 20:21   #1
Kullanıcı Profili
Administrator
 
Admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tualim.NetAdmin
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Feb 2009
Üye No: 4
Mesajlar: 422
Konular: 414
Arrow Nazmi Ziya Biyografisi

Nazmi Ziya Biyografisi



Nazmi Ziya
(1881 - 1937)


Türk resminin gelişiminde Nazmi Ziya'nın da içinde bulunduğu kuşağın son derece önemli bir yeri vardır. Avni Lifij, Namık İsmail, İbrahim Çallı gibi diğer isimlerin yer aldığı bu kuşak, çağdaş Türk sanatındaki ilk devrimci kuşaktır. Çoğu Avrupa'da burslu olarak ya da kendi imkanlarıyla bulunan sanatçılar, kendilerinden önceki klasik/akademik resim geleneğini aşan yeni bir sanat anlayışının temsilcileri olmuşlardır. Bu sanat anlayışı genel hatlarıyla empresyonizme yakınlaşmaktadır ve onun doğrudan etkilerini yansıtır. Resimleri ve çalışma tarzı ile empresyonizmi en üst seviyede temsil eden sanatçı Nazmi Ziya olmuştur. Bugün, onun resimleri sanat tarihimizdeki ayrıcalıklı yerini almıştır ve müzayede ve galerilerde yüksek fiyatlara alıcı bulan değerli eserlerdir.

Nazmi Ziya, 1881'de İstanbul Aksaray'da dünyaya gelmiştir. Babası üst düzey bir devlet memuru olmakla birlikte aile mütevazı bir yaşam sürmekteydi.

İlk öğrenimini Vefa'da Şemsülmaarif adlı özel bir okulda tamamladıktan sonra, önce Vefa İdadisi'nde ardından da Mülkiye Mektebi'nde öğrenim gören Nazmi Ziya, çocukluğundan beri sanata olan düşkünlüğünün bir sonucu olarak, bundan sonra Sanayi- i Nefise-i Mektebi Ali'sinde eğitimini sürdürmek istemiştir. Ancak, ailesi onun bu isteğine karşı çıkmıştır. Öyle ki, oğullarının resim öğretmeni olan amcası Binbaşı Hasip'ten ders aldığını öğrenince, bunu hemen engellemişlerdir. 1901'de Mülkiye'den mezun olan Nazmi Ziya, aynı yıl babasının vefatı üzerine kendi kararını verebilecek özgürlüğe sahip olmuş ve 1902 yılında Sanayi-i Nefise'ye kaydolmuştur.

Bundan sonra, içindeki sanat tutkusunu yönlendirebileceği eğitimi almak için önünde çok değerli bir kapı açılmıştır. Ancak Nazmi Ziya, okulda Osman Hamdi yönetiminde Valery, Varniya ve Oskan efendi gibi hocaların sürdürdükleri akademik eğitime uyum sağlamak konusunda ciddi sıkıntılar yaşamıştır. Kendisinden ders aldığı Hoca Ali Rıza'nın, üzerinde çok derin etkileri vardır. Manzara resimleriyle tanınan Hoca Ali Rıza, akademik resim geleneğinin dışındaki manzaralarıyla olduğu kadar Nazmi Ziya'ya 'her türlü etkiden kaçınması ve sadece doğaya yönelmesi' konusundaki öğütleriyle de etki etmiştir. Nazmi Ziya Akademi'de öğrenciyken İstanbul'a gelen ve kendisiyle tanışma fırsatı bulduğu ünlü Fransız Yeni- izlenimci ressam Paul Signac'ın onun üzerindeki etkilerini değerlendirmek için ise elimizde yeterince veri bulunmamaktadır. Etkiler hangi kaynaktan ve ne şekilde gelmiş olursa olsun, Nazmi Ziya'nın daha öğrenciyken bile akademide eğitimi verilen sanat anlayışıyla ciddi bir çatışma yaşadığı anlaşılmaktadır. Akademi'deki eğitim kurallarına uymadığı için hocası Valery tarafından şikayet edildiği Osman Hamdi Bey, 1907 öğretim yılı sonunda yapılan diploma sınavında onun resimlerini hiç beğenmemiş ve bu nedenle mezuniyeti bir yıl gecikmiştir.

1908 yılında mezun olan genç sanatçı, aynı yıl, kendi olanaklarıyla Paris'e gitmiştir. Burada kısa bir süre Academie Julian'da Marcel Bachet ve Royer'in atölyesinde çalıştıktan sonra Ecole National Supèrieur'da eğitimini sürdürmüştür. Cormonn'un atölyesindeki çalışmalarından arta kalan vaktinde açık havada resim yapmaya koşmaktaydı. Bu arada Hoca Ali Rıza'nın kimseden etkilenmemesi yönündeki, hayatı boyunca sadık kaldığı öğüdü aklının bir köşesinde tutarak müzeleri gezmekten geri kalmamıştır. Louvre Müzesi'nde iki ay çalışarak Antoine Coypel'in Democrite başı kopyasını yapmıştır.

1911 yılında atölye arkadaşı olan Fransız asıllı Marcel Chevalier ile evlenen sanatçı, yurt dışında bulunduğu süre içerisinde aynı zamanda Almanya ve Avusturya'yı ziyaret etmiştir. 1914 yılında yurda dönmüştür. Hemen ardından İzmir Muallim Mektebi Müdürlüğü ve İstanbul İl Tedrisat Müfettişliği gibi görevlerde bulunmuştur. Bu sırada savaşın nefesi tüm Avrupa'da hissedilmektedir. Mütareke yıllarında ailesinin geçimini sağlayabilmek için arkadaşlarıyla Çamlıca'da tavuk çiftliği kurmak ve kunduracılık yapmak gibi girişimlerde bulunmuştur.

1918 yılında Nazmi Ziya'yı tekrar Sanayi-i Nefise Mektebi'nde, bu kez müdür ve hoca olarak görürüz. 1921'e kadar süren ilk müdürlüğünün ardından 1925-27 yılları arasında ikinci defa tekrar aynı görevde bulunacaktır.

Sıkıntılı savaş yıllarının ardından Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Atatürk ve mesai arkadaşlarının, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin modernleşme süreci içerisinde sanata ve sanatçıya verdikleri önem doğrultusunda yetişmiş orta kuşak sanatçılarından gençlerin eğitimi konusunda yararlanmak istemeleri son derece doğaldır. Ayrıca onlardan Kurtuluş Savaşını ve Türk İnkılaplarını ölümsüzleştirecek eserler üretmeleri beklenmekteydi. Manzaraya olan tutkusuna rağmen Nazmi Ziya, görev bilinciyle bu isteklere cevap veren konulu düzenlemeler de yapmıştır.

1909 yılında kurulan, ilk adıyla Osmanlı Ressamlar Cemiyeti, sonraki adıyla Güzel Sanatlar Birliği içerisinde yer alıp onların 1916 yılından itibaren her yıl düzenli olarak gerçekleştirdikleri sergilere katılan Nazmi Ziya, Akademi'deki hocalığı ve devletten aldığı resmi siparişleri yerine getirmekten arta kalan zamanlarında doğayla başbaşa kalarak açık havada manzara resimleri üretmeye devam etmektedir.

Gün ağarmak üzere, Süleymaniye'deki aşı boyalı köşkün bahçe kapısından ayağında postalları, omzunda şövalesi, dudaklarında tüten piposu ve kasketi ile çıkan Nazmi Ziya'dır. O, sabahın bu erken saatlerinde uyanmakta olan tabiatın diriliş, irkiliş ve ürperişinde güneşin etkisini görmek için gidiyor diyen Kemal Erhan, onun şu sözlerine de yer verir: Sabahleyin erken kalkarak, gecenin gündüz olmak için geçirdiği değişime tanık olmayanlar yeryüzünde hiçbir şey görmemişlerdir.

Nazmi Ziya'nın sanatı, izlenimcilere yakın bir şekilde, doğadan çalışarak, değişen ışık ve atmosfer koşullarını yansıtan manzaralar yapmak temeline dayanır ve bu, daha resme ilk başladığı yıllarda Hoca Ali Rıza'nın ona sevdirdiği bir çalışma şeklidir. Onun atölyede çalışmak yerine, omzunda şövalesi ile İstanbul'un güzel köşelerine giderek orada resim yapmaktan zevk aldığı, bu şekilde mutlu olduğu açıktır.

Gerçekten de, bu tutkuya varan çalışma şekli ona çok sayıda eşsiz güzellikte görünüm yapma gücünü vermiştir. Resmini yaptığı manzarayı titizlikle ele alan ve itinalı bir şekilde çalışan bir sanatçıdır. Sanatının biçimlenmesindeki önemli kaynaklardan birisi de ünlü Fransız izlenimci ressam Monet olmalıdır.

1927'de Akademi müdürlüğü görevini Namık İsmail'e devretmeden önce, Paris'teki Türk öğrencileri denetlemek için bu şehre tekrar gitmiştir. Bu sırada Cumhuriyet döneminin ilk kuşak sanatçıları orada bulunmaktadır ve yeni bir sanatsal anlayışa yakınlaşmaktadırlar. Nazmi Ziya, dönemin modern resim üsluplarına her zaman temkinli yaklaşmış ve yeni resim dilini halkın anlayacağı bir sanat olmadığı için eleştirmiştir. Ancak genç sanatçılarla bir kuşak çatışmasının içerisine girmemiş, onların kendileri olmalarına olanak sağlamıştır.

Resimlerini bir yandan Güzel Sanatlar Birliği'nin yıllık İstanbul ve Ankara sergilerinde gösteren sanatçı, diğer yandan devlet eliyle sanatçılara destek olmak için düzenlenen sergi etkinliklerine de katılmaktadır. 1933 yılındaki İnkılap Sergisi böyle bir etkinliktir ve sanatçının Harf İnkılabı adlı resmi bu vesileyle gerçekleştirilmiştir.

Kişisel sergilerin son derece sınırlı olduğu bu dönemde sanatçı, ancak 1937 yılında Akademi'de düzenlenen kapsamlı sergi sayesinde bu imkanı bulabilmiştir.

Resim, heykel, tezyini sanatlar, afiş ve tarihte Karagöz konulu beş ayrı bölümden oluşan serginin resim bölümü sadece Nazmi Ziya'ya ayrılmıştır. Sanatçı büyük bir heyecanla çalışmaya koyulmuş, resimlerini o sıcak yaz günlerinde kendi elleriyle taşımış, 300'e yakın resmini yerleştirmek ve asmakla titiz bir şekilde uğraşmıştır. Bu heyecan ve yorgunluk, 17 Ağustos 1937 günü açılan ve 35 yıllık sanat hayatını ortaya koyan büyük bir sergiyle sonuçlanmıştır. Fakat aynı zamanda sanatçının bitkin düşmesine yol açmış ve sergi henüz kapanmadan 11 Eylül günü gelen bir kalp krizi onu bu dünyadan ayırmıştır.

Sergi dolayısıyla Nazmi Ziya ile ilgili olarak Bedri Rahmi'nin hazırladığı kitap, ancak sanatçının ölümünden sonra çıkabilmiştir. Kendi kuşağı içerisinde ayrıcalıklı bir yere sahip olan Nazmi Ziya'nın sanat anlayışının biçimlenmesinde; Hoca Ali Rıza, Monet'nin sanatında somutlanan izlenimci resim anlayışı ve herşeyden önce içindeki doğa tutkusu belirleyici olmuştur.




__________________
Admin
Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
biyografisi, nazmi, ziya


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Nazmi Ziya Biyografisi - Nazmi Ziya Hayatı - Nazmi Ziya Kimdir? Renklerin Dansı Türk Ressamların Biyografisi ( Hayatı ) 1 12.11.16 20:44
Nazmi Ziya Güran Resimleri - Nazmi Ziya Güran Eserleri - Nazmi Ziya Güran Tabloları Renklerin Dansı Türk Ressamların Eserleri 0 03.01.12 18:57
Yusuf Ziya Aygen Biyografisi - Yusuf Ziya Aygen Hayatı - Yusuf Ziya Aygen Kimdir Gökkuşağı Türk Ressamların Biyografisi ( Hayatı ) 0 25.12.11 20:20
Nazmi Ziya Resimleri/Eserleri/Tabloları Tualim Türk Ressamların Eserleri 0 09.02.09 06:28
Ahmet Ziya Akbulut Biyografisi Admin Türk Ressamların Biyografisi ( Hayatı ) 0 05.02.09 22:57


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 RC 2
Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.